Gönderen Konu: Mersin'de gergin protesto gösterileri  (Okunma sayısı 326 defa)

  • Forum Yöneticisi
  • Üstad
  • *******
  • İleti: 1431
    • Profili Görüntüle
Mersin'de gergin protesto gösterileri
« : 22 Ekim 2007, 10:15:54 »
Mersin'de, terör saldırılarına öfke dinmiyor. Kentimizde, öğle saatlerinden bu yana yapılan protesto gösterileri gece yarısı yerini gergin gösterilere bıraktı.

Hastane Caddesi üzerinde toplanarak hain saldırıyı protesto eden 300 kişilik bir grup, DTP parti binasına saldırmak istedi.

Polisin müdahalesiyle Cumhuriyet Alanı'na yöneltilen grup, burada saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı okuduktan sonra dağıldı. Dağılan gruptan bazıları yine DTP parti binasına yönelince, polis parti binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.



Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde meydana gelen terörist saldırıya tepkiler, Mersin'de gece yarısı da devam etti. Hastane Caddesi üzerinde toplanarak yürüyüşe geçen genç-yaşlı, kadın-erkek yüzlerce kişi, ellerinde Türk bayraklarıyla terörü lanetleyen sloganlar attı. Göstericiler arasında yeralan motorsikletli gençler de üzerlerine bağladıkları Türk bayraklarıyla korna çalarak gruba destek verdi. İsmet İnönü Caddesi'ne inen kalabalık, bir süre yolu trafiğe kapatarak yürüyüşünü sürdürdü.

Polis kontrolünde gösterilerini sürdüren gruptan bir bölümü Vilayet Konağı önüne gelindiğinde Silifke Caddesi üzerindeki DTP parti binasına yöneldi. DTP'yi basmak isteyen gruba polis müdahale etti. Burada polisle öfkeli grup arasında kısa süreli arbede yaşandı. Kalabık, polisin müdahalesiyle yönünü Cumhuriyet Alanı'na çevirdi. Burada saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı okuyan kalabalık, terör örgütü aleyhindeki sloganlarını sürdürdü. Kalabalığın öfkesi dinmeyince Mersin Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Terörle Mcüdale Şube Müdürü Hikmet Bulak, gruba yönelik bir konuşma yaparak, insanları karşı karşı getirmeye çalışanların ekmeğine yağ sürülmemesi gerektiğini ifade ederek, sükunet çağrısında bulundu.

Polis müdürünün uyarısı üzerine kalabalık slogan atarak dağılırken, kalabalık arasında bir grup yeniden DTP parti binasına yöneldi. Bunun üzerine çevik kuvvet ekipleri DTP çevresinde geniş güvenlik önlemleri alarak, grubu yaklaştırmadı. Öfkeli grup, polisin uyarılarıyla dağılırken, kentteki gerginlik sürüyor.

Alıntı : Kent Haber

  • Forum Yöneticisi
  • Üstad
  • *******
  • İleti: 1431
    • Profili Görüntüle
Mersin'de gergin protesto gösterileri
« Yanıtla #1 : 22 Ekim 2007, 10:43:37 »
"Türk'ün Türk'ten Başka Dostu Yoktur."

Bu haberi okuyunca aklıma gelenler bana bu sözü hatırlattı. Neden mi?

Hepimizin bildiği, hatta bütün dünyanın da bal gibi bildiği üzere, herkes her fırsatta Türkiye üzerine oyunlar oynuyor. Şimdi arka arkaya gelen iki hain saldırıdan sonra sonuna kadar haklı olduğumuz dünya siyasetince değil belki ama dünya kamuoyunca kabul edilmeye başlandığı sırada galeyana gelmek yarar değil zarar getirir.

Dün pek alışkanlığım olmadığı halde biraz televizyon izledim. Niyetim gözümden kaçan detayları yakalamaktı. Show TV de Emekli General Osman PAMUKOĞLU öyle demek istemiyordu belki ama bize satır aralarında bu tür olaylarda bize aksedenlerin ne kadar az olduğunun altını çiziyordu. Çünkü bahsettiği anekdotlar ve verilen görüntüler genellikle ilk kez yayınlanıyordu. İnsan izlerken tüyleri ürperiyor ve boğazına bir yumruk yemiş gibi oluyor. Ne çok kahramanlık öyküsünü atlıyormuşuz meğer...

İkinci önemli mesajı da HaberTürk 'de Melih Meriç'in Amerika'dan bildiren muhabirin sözünü kesmesine öfkelenerek yazıyorum. Muhabir, konuyu biraz da Ermeni meselesi üzerine Amerika'daki havayı da aksettirerek anlattığı için Sayın Melih Meriç konuyu dağıttığını belirterek sözünü kesti. Oysa anlatılan, konunun taa içine akacak dağlanan yürekleri bir nebze olsun serinletebilecek soğuk bir su gibiydi. Muhabir, Temsilciler Meclisinde 1915 olaylarının soykırım olarak tescil edilmesi çabalarına alet olduğu için Temsilciler Meclisi başkanının Amerika'nın en çok izlenen TV şovlarında nasıl gülünç durumlara düşürüldüğünü, başkan için "Kafayı Yemiş Olmalı" tabirinin kullanıldığını ve Türkiye'yle ilişkilerin sıcak tutulmasına en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde ilişkileri germenin ülke çıkarlarına hizmet etmediğini dile getirildiğini iletiyordu.

Peki bu ne demek oluyor? Bunlardan benim anladığım şu:
Bizde Okan Bayülgen, Beyaz gibi şovmenler nasıl ülkenin nabzını tutar ve asıl konuları siyaset olmamakla birlikte siyasetle ilgili bir laf ettiklerinde bu halkın genel görüşünü yansıtırsa, orada da bu şovmenler siyasilerin değil belki ama sade vatandaşın Türkiye'ye karşı oynanan oyunlardan pek de hoşnut olmadığını gösterir. İlk bakışta terör konusuyla doğrudan bağlantılı gibi görünmeyen bu durum aslında konuyla çok yakından ilgili. Çünkü şu anda Türkiye'de kafalardaki en büyük soru "Eğer sınır ötesi bir müdahale olursa dışarda tepki ne olur?" şeklinde ve bu bahsedilen durum aslında bu konuda o kadar da kötümser olmaya gerek olmadığının bir işareti...
Türkiye haklılığını ispat yönünde ulaşabileceği en yüksek noktadayken Amerika Dışişleri Bakanı Rice' ın "Bize birkaç gün süre verin" demesi aslında tavana vurmuş bu haklılığın yakıcı sıcağının biraz soğuması için yapılmış bir hamleye benziyor.
Çok dikkatli olmak ve bu haklılığın dış kamuoyunda soğumasını hızlandırmamak gerekiyor.
Galeyana gelip linç girişimlerinde bulunmak veya uluslararası hukuka aykırı davranmak, uluslararası arenada haklılığımızın gözardı edilmesinden başka bir işe yaramaz. Kimse de çıkıp "Bunu yaptılar ama yürekleri yanmıştı, kendilerini kontrol edememeleri normal" demez.
Eninde sonunda bu terör bitecek. Bitirecek olan da ne Amerika, ne Irak, ne de ne idüğü belirsiz bir avuç adamın lideri değildir.
Son sözü elbet Türkiye Cumhuriyeti Devleti söyleyecektir.

Unutmayın ki;
Türk'ün Türk'ten Başka Dostu Yok!

  • Ermi? Muhtar
  • Yazar
  • ****
  • İleti: 232
    • Profili Görüntüle
Of Anadolum Türkiyem
« Yanıtla #2 : 22 Ekim 2007, 12:54:05 »
Ne zaman gündemin böyle hızlı değiştiği ve hiçbirşeyin takip edilip analiz edilemez olduğu günler yaşasak, hep (tarih merakımdan kaynaklanan) eski dönemler aklıma geliverir...Sanki, yaşadığımız ve/veya yaşattırıldığımız hiçbirşey yeni ve farklı değil gibi...

Hani, şöyle deyişler vardır ya, "güneşin altında değişen hiçbirşey yoktur" ; "Tarih tekerrürden ibarettir", diye... Yaw hakkaten öyle demek ki, demek geliyor içimden, amaa, her döneme özgü farklı koşullar ve bileşenlerin olduğu aklıma gelince de, öyle değil ve hiçbirzaman da öyle olmamalı diyesim geliyor.

Şöyle oturup, berrak bir zihinle neyiz, neredeyiz ve nedir yaşadıklarımız?, gibi soruların yanıtlarını aramaya çalıştığımızda, aslında insan uygarlıklarının yaptığı ve yapabileceği şeylerin gerçekten de sınırlı çeşitte ve temelde aynı şeyler olduğunu görüyoruz...

Bu açıdan, şu ilginç yarımadanın tarihine baktığımızda da, uluslararası etkileşim temelinden alırsak, sevgili dostum, hep "çiğnenmişlik", "arada kalmışlık", "hiçbir tarafa ait olamamışlık" ve "paylaşılamamışlık" gibi saptamalar yapıyoruz. Diğer yandan, ANADOLU'nun, kendine özgü ilkleri, sentezleri ve üstünlüklerinin de dünya mirası açısından ne kadar benzersiz ve önemli olduğunu da görüyoruz.

Fakat, bu topraklar üzerinde son yüzyıllarda kalıcı hale gelen "atalet" ve "bastırılma" döngüsünden kurtulmak için yapılan birkaç önemli girişimin de sonuçsuz kaldığını görünce, hakkaten umutsuzluğa ve teslimiyete kapılabiliyoruz.
Diğer yandan, "büyük ve güçlü olan, küçük ve zayıf olanı yer/yönetir" olarak özetlenen doğa yasasını, "haklı ve daha ahlaklı olan herkesi ve herşeyi hakeder" biçimine çevirebilmek için insanlığın ürettiği yüksek değerleri hatırlayıp, mücadeleye ve karşı koymaya devam etmekten vazgeçmemek gerektiğini hatırlıyoruz...

Sonuç olarak, sevgili arkadaşlar, hayatındaki tüm güzel dönemleri ve sahip olduğu herşeyi feda ederek, sadece "vatan" olarak değer verdiği bu yarımadanın kaderini değiştirecek felsefeyi ve kadroları yaratıp birleştiren Mustafa Kemal ATATÜRK'ün azmini örnek alarak direnmemiz gerekiyor...Onun gibi, "adını ve değerini bilemediğimiz" binlerce devlet adamı, sanatçı ve aydınımız, bu ülkenin onuru ve bağımsızlığı için nice emek vermiştir....Tamam, geçmiş 20-30 yıla göre daha cahil, daha eğitimsiz ve vasıfsız bir milletimiz ve gençliğimiz var. Bu, herşeyi zorlaştıran ve geriye götüren en önemli faktör aslında, fakat, VAZGEÇME ve YILMA için haklı gerekçeler değil elbette...

Bu nedenle, ister bireysel, isterse örgütsel(parti,dernek,sendika,...vb) düzeyde olsun, bizi bu hallere düşüren her anlayışla,her siyasi düşünceyle,partilerle,cahillerle ve vatansızlarla mücadele etmeye devam etmek bir şeref ve insanlık görevimiz olmaya devam etmelidir diyorum...
[SIZE="1"][SIZE="3"][COLOR="Purple"][COLOR="Black"][FONT="Garamond"]U[/COLOR][/SIZE]fu[SIZE="3"][COLOR="Black"]C[/COLOR][/SIZE]em[SIZE="3"][COLOR="Black"]K[/COLOR][/SIZE]om[/FONT][/SIZE][/COLOR]

  • Yazar
  • ****
  • İleti: 118
  • ?? ??ƒ? ??????? ??..!
    • Profili Görüntüle
Mersin'de gergin protesto gösterileri
« Yanıtla #3 : 03 Kasım 2007, 15:40:42 »
bırakacaksın dtp de binasıda kullanılmaz hale gelecek.bizi öldürenleri koruyan bir adalet sistemimiz war maalesef.polisler ne yapsın.galiba bu memlekete adamakıllı eski izmir çeteleri gibi çeteler lazım.

özerk bir kürt devleti talebinde bulunan hatta ayrı bir bayrak isteyen bu adamlara daha niye vurucu bir müdehalede bulunulmuyor anlamış değilim.

Bu devletin topraklarıda bayragıda yönetim şeklide değişmez kurallarla belirlenmiş zaten.aksini talep edenlerin derhal cezalandırılması gerekiyor..ama nerdeeee???
[FONT="Comic Sans MS"][/FONT][COLOR="SeaGreen"]RakuN
Kod: [Seç]
[/COLOR][/B]


Share me

Digg  Facebook  SlashDot  Delicious  Technorati  Twitter  Google  Yahoo
Smf

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
61 Gösterim
Son İleti 02 Eylül 2007, 17:43:52
Gönderen: ADMIN
0 Yanıt
67 Gösterim
Son İleti 07 Eylül 2007, 11:30:07
Gönderen: Haberci
1 Yanıt
154 Gösterim
Son İleti 10 Ekim 2007, 17:36:10
Gönderen: trust
0 Yanıt
45 Gösterim
Son İleti 12 Eylül 2011, 15:00:29
Gönderen: Haberci
0 Yanıt
37 Gösterim
Son İleti 22 Eylül 2011, 20:00:07
Gönderen: Haberci